Caber Kalesi

Türkiye’nin kendi sınırları dışındaki toprağı, türk askerlerinin nöbet tuttuğu ve türk bayrağının dalgalandığı uluslararası arena’da türk toprağı olarak kabul edilen yarımada şeklindeki caber kalesi’nin tarihimiz açısından önemi büyüktür.

Selçuklu devletinin kurucusu selçuk beyin torunu Kutalmış’ın oğlu Anadolu Selçuklu Devletinin kurucusu Süleyman Şah’ın mezarı buradadır. Süleyman şah, sultan Melikşah’ın kardeşi Tutuş ile yaptığı savaşta burada vefat etmiştir. Tutuş, Süleyman Şah’ın türbesini ilk yaptıran kişidir. Bugün suriye sınırları içerisinde bulunan topraklar Yavuz Sultan Selim zamanında 16. asırda fethedilmiştir. Birinci dünya savaşından sonra kaybedilen suriye, fransa’nın kontrolüne girmiş lakin fransa ile imzalanan antlaşma’da caber kalesi ve şüleyman şah’ın türbesi Türkiye’nin toprağı olarak kabul edilmiştir.

Bugün bölgede Türk askeri nöbet tutmaktadır. Devamını okumak için tıklayınız… »

Etiketler: , , , , , , ,

İttihat ve Terakki

1909 yılında Sultan 2. Abdülhamid’i taht’tan indirerek yönetimi ele geçiren ittihat ve terakki partisi 1918 yılında kendisini fesh etmiş olmasına rağmen halen üzerinde çok konuşulan konulardan biridir. Enver Paşa’nın kontrolünde ittihat ve terakki partisinin yönetiminde girilen 1. dünya savaşı ve yaşanan büyük hezimet bunun başlıca sebeplerinden olsa gerek.

İttihat ve Terakki partisi 1909 yılında macaristan’a kadar kaybettiğimiz topraklarımızı geri alacağız diyerek iktidara talip olan ve sonrasında imparatorluğun parçalanmasına sebep olan kötü bir yönetim sergilemiştir. Lakin iyisiyle kötüsüyle tarih bizim tarihimizdir ve hep beraber o günleri yaşayarak bu günlere geldik. İttihat ve terakki partisi yönetimi devraldığında büyük bir çoşku oluşması için birtakım çalışmalarda bulunmuştur, sokak gösterileri ve bildirilerin yanı sına çeşitli müziklerle de halkta çoşku yaratmaya çalışmıştır. İşte bu şarkı ittihat ve terakki’nin en bilinen eseridir ve 1845 doğumlu olan Leyla Saz Hanım tarafından bestelenmiştir. Devamını okumak için tıklayınız… »

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Viyana kuşatması

Osmanlı devletinin en geniş topraklara sahip olduğu ve ordu bakımından dünyanın en güçlü ordusu bulunduğu zamanlarda, yapılan viyana seferi başarısızlıkla sonuçlanmıştır.Osmanlı’nın en güçlü zamanlarında viyana neden alınamadı her zaman merak uyandıran bir soru olmuştur.Elbette büyük bir ordu ile viyana’ya giden osmanlının sefer başarısızlığına neden olan etkenler vardı.

Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor ki, viyana seferine osmanlı çıkarken avrupa’nın her devleti endişe içerisindeydi.Çünkü coğrafi olarak avrupa’ya açılacak olan kapının anahtarı olan viyana, osmanlı’nın avrupa fethi için çok önemli bir stratejik noktaydı.1529′da kanuni sultan süleyman ve bilgilere göre 75 bin kişilik osmanlı ordusu viyana önlerine yürüdü.Peki neden alınamadı?

Viyana önlerine hava koşulları nedeniyle 5 ayda ancak varılmıştır.Bu süre içerisinde ordu’da yorgunluk belirtileri başlamış ve ordu yıpranmıştır. Bu arada Viyanalılara avrupa’dan bir çok takviye gelmiş, ve viyana’da ordu tamamen hazırlanmıştır.Genel olarak “hava koşulları” diyebiliriz. Devamını okumak için tıklayınız… »

Etiketler: , , , , , ,

Sezar

Roma İmparatoru Sezar’a ait olan bu söz Pontus asıllı Basforos Kralı II. Pharnake ile şimdiki Tokat’ın Zile ilçesinde yapılan savaş sonunda sezar’ın roma senatosuna savaş sonucunu bildirdiği mektupta geçmektedir.Sezar bu sözleriyle o zamanki zaman içerisinde ordusunun ve kendisinin ne kadar kuvvetli olduğunu ve gelip gördüğünde alabileceği bir toprak olduğunu belirtmek istemiştir.

Sezar’ın savaş sonucunu bildirmek için söylediği “Geldim, gördüm, yendim”‘in latincesi ise “Veni vidi vici” dir. İngilizce kaynaklarında “Veni vidi vici” olarak geçmektedir. Bu söz tarihte kendine hatrı sayılır bir yer etmiştir. Özellikle avrupa ülkelerinde sıkça bilinen bir sözdür. Devamını okumak için tıklayınız… »

Etiketler: , , , , ,

Fatih ve Atı

Fatih sultan mehmet genç yaşında tahtın başına geçmek zorunda kalmış bir padişahtır.Henüz 12 yaşındayken babası sultan murad tahtını oğluna bırakarak manisaya inzivaya çekilmek istemiştir.Deneyimsiz ve tecrübesiz bir sultanın osmanlı devletinin başına gelmesiyle birlikte, hristiyanlar Osmanlı tahtında bir çocuk olduğu düşüncesiyle Haçlı ordusu Osmanlı’ya karşı savaş harekatı düzenlemeye karar verir.

Bu kararı duyan sultan mehmed han, devletin bekası ve geleceği için babası sultan murad’ı tekrar devletin başına geçmesi için çağırır fakat babası artık padişahın kendisi olduğunu söylerek tahtın sultan mehmet’te kalmasını ister.Bu cevabı alan Fatih Sultan Mehmed, gelen haçlı ordusuna karşı devletin başında deneyim ve irade sahibi babası sultan murad’ın olmasını istediği için babasına şu tarihi mektubu gönderir; Devamını okumak için tıklayınız… »

Etiketler: , , , , ,

Sultan Abdülhamid

Osmanlı döneminin en sıkıntılı zamanında gelmesine rağmen bile gösterdiği dirayet ve hak yolundan ayrılmayışıyla sultan abdulhamid yani II.Abdülhamid her yönüyle tarihte ders alınacak şanlı bir insan olduğunu başkâtibi Esâd Bey’in anılarında geçen şu olayla daha iyi anlayabiliriz.Başkâtibi Esâd Bey şöyle anlatıyor;

“Bir gece yarısı çok önemli mühim bir haberin imzası için Sultân’ın kapısını çaldım. Fakat kapı açılmadı. Bir müddet bekledikten sonra tekrar çaldım, yine açılmadı. Acaba Sultân’a bir şey mi oldu? diye endişelendim. Biraz sonra tekrar çaldım, ve sultan kapıyı açtı.Tebessüm ederek elindeki havluyla yüzünü kuruluyordu.

— Evlâd, bu vakitte çok mühim bir iş için geldiğini anladım. Daha ilk kapıyı vuruşunuzda uyandım. Uyandığım gibi hemen abdest aldım. Onun için geciktim. Kusura bakma. Ben bu kadar zamandır bu milletin hiç bir evrakına abdestsiz imza atmadım. Getir imzâlıyayım! dedi. Besmele çekerek imzaladı.” Devamını okumak için tıklayınız… »

Etiketler: , , ,

Osmanlılar

Osmanlı devleti fetih ettiği yerlerde hiçbir zaman şiddet,bastırma,yağmalama,baskı v.b adaletsizlikler yapmamış her zaman fetih ettiği yerin halkına iyi davranmış dinlerine,kültürlerine,dillerine saygıyı en üst seviyede tutmuş ve padişahlar bunu en üst seviyede tutmak içinde fermanlar çıkartıp tüm halka dağıtmıştır.

Osmanlı devleti göynük ve Taraklı-Yenicesi tarafları fethedince Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa, bu yöre Hristiyanlarına çok adaletli davranmıştı, dinlerini özgürce yaşamaları için halka her imkanı sunmuştur.Bu adaleti gören yöre insanı’da hep köylerini yağmalamaya gelen ve darmadağan eden adaletsiz insanlardan bıktığı için “Ne olaydı bunlar (Osmanlılar) bize daha önce bey olaydı” diye söylemişlerdir.

Köylülerin pek çoğu Osmanlılar’ın bu adaleti sayesinde Müslüman olmuşlardır. Devamını okumak için tıklayınız… »

Etiketler: , , ,